12 Ağustos 2010 Perşembe

"Son"dan kaçmak... "Son"a kaçmak...


Spekülasyonlar üzerinden rant elde etmeye çalışan bir medyamız var, biliyorum. Ama sanırım hiçkimse "yarın kıyamet kopacak" dememişti. An itibariyle televizyondaki bilirkişinin(!) verdiği 'kıyamet kopma saati'ne az bir süre kaldı. Bir an düşündüm, acaba gerçekten birkaç saat içinde kıyametin kopacağını bilseydim ne yapardım diye. Fazla düşünmeme gerek kalmadı; gözüme yanımda duran araba anahtarı çarpınca...

Eğer gerçekten kıyamet kopacak olsaydı sanırım son duamı eder, annem babam ve kardeşimle helalleşir, ardından kendimi yollara vururdum. Son anlarımı adrenalinin verdiği huzurla, virajlarda arabamla dans ederek geçirirdim. Yaşadığımı hissederek, canlılığın tüm şiddetine tanık olarak, kalp atışlarımı hissederek, damarlarımdaki kanın hızlandığını hissederek son anlarımı yaşardım. Tadını çıkarırdım kaçınılmaz olanın, geride bırakıp herşeyi sadece bir sonraki viraja odaklanırdım. Geriye baktığımda kimseyi üzgün görmemek için kaçardım herşeyden, sondan kaçardım, sona kaçardım... Sonsuzluğa kaçardım...