5 Haziran 2010 Cumartesi

Yaşlandığımı farkettim... sabaha karşı 4'te...





Kendimi bildim bileli annem otomatik vitesli, babam ise manuel vitesli araç kullanır. Yıllarca her ikisinin de araçlarını kullanmama rağmen, manuel vitesi hep savunmuşumdur. Sürücüyü arabanın bir parçası gibi hissettirir, arabayla bütünleşmeyi, her harekette milisaniyelik refleksler gösterebilmeyi gerektirir. Daha da verimlidir üstelik... yani öyleydi... Valkswagen, DSG adlı efsaneyi cadde araçlarında yaygın bir şekilde kullanmaya başlayana kadar.
Sabah saatlerinde düşünüyordum, seçme şansım olsa rafine bir performans aracı olan manuel vitesli Civic Type-R'ı mı yoksa daha çok göze hitap eden VW Scirocco'nun DSG vitesli modelini mi tercih ederim diye. Çok fazla düşünmeme gerek kalmadı. Çocukluğumdaki fanatizmim son birkaç yılda yerini mantığa bırakmıştı ve Type-R gözüme oldukça mantıksız göründü...


Sanırım yaşlanıyorum... Belki de sadece daha olgun biri oluyorum. Farketmez, artık hayata dair kararlarımda mantığım daha baskın, tutkularım daha sönük... Dahası, gün geçtikçe kaybolacaklarını hissediyorum. Sonra ne bekliyor? Robotlaşmış bir insan olarak yaşamak mı? Umarım öyledir... Yaşlandığımda bugün sahip olduğum güce ve dayanıklılığa sahip olamayabilirim. O gün geldiğinde duygusuz biri haline gelmiş olmak sanırım herşeyi daha kolay hale getirecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder